• Fikrinizi Alalım

    Gezi yazıları mı? Kahvaltı mekanları mı?

    View Results

    Loading ... Loading ...

Antep peşi sıra Ankara

Yıllık olağan Gaziantep gezimizi yapmak üzere planlarımızı tamamladık. Duraklarımızı belirledik. Sabah erken saatlerde kahvaltıya yetiştiğimiz kentin güzelim “düllük” ormanında Gül restoranda şahane bir ziyafet çektik.

Daha önce defalarca gittiğim için benimle gelen arkadaşım için bakırcıları, şıralı hanı, Elmacı pazarını gezdikten sonra Tahmis kahvede dinlendik. Antep’te en sevdiğim yer Tahmis. Eski binası da karşısındaki bahçeli yeri de çok keyifli.

Baklava adresimiz Koçak. Özel şöbiyeti denememiş olan varsa çok şey kaybedilmiştir benden söylemesi. Antep’te yeme içmenin tek dezavantajı İstanbul’da kebap baklava yiyememektir.

Günübirlik seyahatin yemek adresi Halil Usta. Karışık tabak ve mezeler salatalar efsane. Küşleme şahane. İkram olarak gelen peynirli fıstıklı börek leziz.

Yeme içme gezisine döndüğünden artık hiç şüphemiz olmayan kentten, seneye buluşmak üzere ayrıldık. Gezilmesi gereken tarihi noktalar ile ilgili 2 yazımız daha var merak edene..
Dönüş sonrası günü if performance Ataşehir’de Arabesk Project ile içimdeki küçük Emrah’ı ortaya çıkarıp ayağımın tozuyla 19 Mayıs’ı eda etmek üzere Ankara’ya doğru yola çıktım.
İspanya gezisinden tanıştığım canım Oya ve ailesiyle harika iki gün geçirdim.
Bir saat dinlenme sonrası Anıtkabir’e doğru yola çıktık. Ankara milli bayramlarda daha mı güzel?

Çarşı grubu formasını giymiş Ata’yı ziyarete gitmiş. Kalabalık coşkusuna ortak olup Ankara’yı turlamaya devam ettik. Günün sonunda adımsayar 18.500 gösteriyordu ki sanırım “alt-üst” ettiğimizin kanıtıdır. Ankara mekanları ve insan ilişkileriyle öne çıkan bir kent. Kötü kafe görmedim. Düzensizlik yok. Huzur sevenler için yaşanır kent (benim için değil)
Oyacığımın ertesi sabah hazırladığı değme açık büfelere taş çıkartan titizlikte hazırladığı kahvaltıyı paylaşmadan geçmeyeceğim.

2. Gün gezisi Hamamönü ve Kale içini kapsıyor. Kahvaltı ardından tatil yörelerindeki küçük binalara ve dükkanlara benzer, şirin sokaklarda tezgahları tırtıkladık. Kahve çay molası vererek, fotolar çekerek kaleye doğru yola çıktık. Kaleyi yıllar önce görmüştüm. İzbe, yıpranmış ve de çok turist çeken bir yer değildi. Kaleye çıkan yol keyifli. Sağlı sollu kafe ve takıcılar var. Yorulmadan çıkılabilir. Gramofon kafeye uğrayıp bir limonata ısmarlayın kendinize..kale içinde çalgılı eğlence vardı şansa. Tepelere oturan insanların alkışları eşliğinde eğlenerek gezip panoramik Ankara seyrettikten ve de fotoğraf aldıktan sonra maça yetişmek üzere çayyoluna geçtik.

Kritik maçlarını izliyorum Beşiktaş’ın. Totemlerim var:) Duvar kafe üst katını methane yapmış. Maç izlemeye de uygun. 4-1 imizi aldık ertesi gün dönüş. Dönüşler can sıkıcı. 5 saat sürmesini beklediğim yolculuğum 9 saate yakın gerçekleşti ama bunun keyfimi bozmasına izin vermedim. Fırsat bulduğunuz aralıklarda farklı kentleri ara sokaklarıyla keşfetmek üzere niyetlenip bir geziyi daha noktaladık. Gezilerinize ilham olma dileklerimle, selamlar ve sevgiler💕

Bir Cevap Yazın

Or