Bayram’da Hatay

Bayram için “ne yapsak nereye gitsek” diye düşünürken Hatay’ı gezme kararı aldık. Mevsim Hatay’da çoktan yaz oldu bile. Rahat ve açık renk giysiler, yürüyüş ayakkabıları almak gerek. Kentin nemden yana derdi olduğu için yağış ihtimallerini göz ardı etmemek ve ona göre bir kaç eşya almakta fayda var.

Bu sefer işimiz kolay. Bahar’ın arkadaşı Meral Hatay’da yaşıyor. Kente hakim ve bizimle olacak.
Sabah erken saatlerde yola çıkıyoruz. Kahvaltı saati için az biraz geç olsa da yemesi içmesiyle meşhur kentte sabah kahvaltılarını atlamaya hiç niyetimiz yok.

Popüler yerler internet tavsiye kanallarında mevcut. Bu sefer bir değişiklik yapıp Meral’in tavsiyeleriyle yol alıyoruz. Birbirinden isabetli mekan seçimleriyle tatilimiz şölene dönüşüyor. İlk durağımız taş bina avlusunda masaları olan Konak Restaurant

Konak aynı zamanda akşam yemekleri için de tercih edilen Hatay mekanı. Tavsiye siteleri puanı da yüksek. Listeye alınsın. Linkleri tıklayarak mekan ambiyansı hakkında fikir alabilirsiniz.

Rehber eşliğinde kenti geziyoruz. Tepeden panoramik görüntü izledikten ve ara sokaklarda eski bina tarihçelerini dinledikten sonra Arkeoloji Müzesi’ne gidiyoruz.

Müze düzeni, kronolojik hazırlanması, sergi arkasında kullanılan panolar şahane olmuş. Zaman çizelgesine göre sergilenen her şeyi haklarındaki öykülerle dinleme fırsatı bulduk. Muazzam mozaiklerin yer aldığı müzede ayrı bölümde sergilenen lahitler ise “inanılmaz”. Her biri benzersiz ikonlarla bezeli lahitlerin görülmesi bile kendi başına bir “tarih nirvanası”.

Arkeoloji Müzesi’ne her geçen gün yeni bölümler, buluntular ekleniyor. Böylelikle canlı bir organizmaya dönüşüyor. Tepeden tırnağa tarih olan bölgede, cidden nadide bir yeri var Hatay’ın.

Müzeden çıktıktan sonra aklı yemelerde içmelerde insanlar olarak Uzun Çarşı’yı büyük adımlarla geçip Meclis Cafe‘ye gidiyoruz.

Her ne kadar eski bir meclis binasının kullanım amacına hoş bakmasam da künefesinin iyi olduğunu söylemeliyim.
Soğuk sütle beraber gelen künefenin tadını çıkardık. Üzerine çaylarımızı aldık (Hatay’da ne çay ne kahve bizim istediğimiz gibi) Alışamadan döneceğiz:/

Misafir edildiğimiz evde balkon sefası yaparak günü noktalıyoruz. Yarın Arsuz’a denize gidiyoruz.

Kahvaltı için şehrin kalabalığından uzaklaşıp Sultan Konağı‘na gidiyoruz. Pek tabii ki leziz Antakya kahvaltılıklarıyla birbirimize “görüşürüz” diyerek yemeye koyuluyoruz. Lahmacuna benzer şekilde gelen acılı ekmek buradaki favorim. Cidden es geçilmemesi gereken bir lezzet. Hava güzel açık havadayız keyfimiz çok yerinde.

İstikamet Arsuz. Arsuz merkezi çok renkli. Akdeniz tatil beldelerinde ne varsa burada da o var. Fazlaca rüzgarlı bir güne denk geldik ama o denize girilecek:)
Konaklayacağımız bölge sakin, deniz haziran ayı olmasına rağmen ılık. Ege’ye aldanmayın Akdeniz’de deniz mevsimi açılalı çok oldu. Sabah saatlerinde sakin olan deniz akşam saatlerine kadar dalgadan başını alamıyor. Buna rağmen müşterisi fazla. Sahil kum ancak deniz içinde yürüken kayalara taşlara denk geliniyor dikkat!
Unutmadan..deniz temiz, rüzgar bunalmadan bronzlaşmak isteyenler için bulunmaz nimet aslında.

Akşam saatlerinde dinen rüzgar sonrası, yemek için İskenderun Ticaret Odası üst katında yer alan Petek Mutfak‘dayız.

Manzarası güzel restoranın menüsünden yöresel tatları seçiyoruz. Tavada oruk, pastırmalı ekmekli humus favorilerim. Doyumluk porsiyonlar ve aşırı lezzetliler. Fiyatlar istanbul fiyatları, bence değer.

Geceleme Arsuz’da. O kadar yedikten sonra yürüyüşsüz olmaz. Hava da sakinlemişken fırsat bilip çıkıyoruz.

Sabah erken saatlerde deniz keyfi yapmak isteyenler ile tembel tembel yayılmak isteyenler kendi çapında eğlenirken yeni program saatimiz yaklaşıyor. Arsuz’da tekne gezintisi yaparak fotoğraflar alıyoruz. Arsuz’a dev bir pizzayla veda edip Hatay merkeze doğru yola çıkıyoruz.

Merkez’den diğer yana doğru gideceğiz. Rotamız Vakıflı Köyü.
Akşam üzeri vardığımız köy; sakinliği sevimliliği ile kalbimizi kazanıyor. gece geç saate kadar okey oynuyoruz. Konaklama köyde taş bir binada. Ahşap ev rahatlığı huzuru kadar var taş bina huzuru. Mis gibi bir uyku sabahına uyanıyoruz.

Vakıflı Köyü Kahvaltı Evi bize kuş sütü eksik bir sofra hazırlıyor. Buranın spesiyali tandır ekmekleri..Hiç bir şeyi boş bırakmadan faydalanmak gerek.

Hatay’a gelenlerin uğraması ve hatta bir gece de olsa kalması gereken, insanları güleryüzlü, havası mis, uykusu mis bir köy Vakıflı..Belki biraz sivrisinek var ama tablet ve makinesiyle çözülmeyecek gibi değil.

Köydeki kiliseyi gezdikten sonra ayrılıyoruz.
Rota Hatay Kaya Mezarları ve Beşikli Mağara.

Keyifli ve bol manzaralı yürüme yoluyla ulaşıyoruz Mağara’ya. İyi bir yürüyüş sonrası Hatay burunu görebildiğimiz seyir terasından uçsuz bucaksız Akdeniz’i izliyoruz. Sırada Hz. Musa’nın asasını attığı yerde büyüdüğüne inanılan ağacı görme ve hemen yanındaki ab-ı hayat suyundan içme var. İçtik artık ölümsüzüz:)

Kahvede çay kahve sohbeti yapıp Hatay merkezde Meral’in evine dönüyoruz. Bizi katmer karşılıyor. Bir gün daha ne kadar mükemmel olabilir? Katmer insana hayatı sorgulatacak cinsten..Arasına cevizi sar sar ye..

Art arda gelen uçuş rötar bilgileri bizi bir kez daha okey oynama fikrine itiyor. Öğretmenevi’nde keyfimizi bozmadan uçuşu bekliyoruz.

Muhteşem bir bayram tatili geçirmeme neden olan Bahar’a, Meral’e, Nisan’a ve Nazik teyzeye teşekkürü borç bilerek “yeni gezilere yeni yazılara hep beraber” dileklerimi tekrarlıyorum.

Keyifle kalın..

Hakkında TahinPekmez

Benzemez ama çok da benzer, birer anne, arkadaş..hayat gibi..

Bir cevap yazın

Or