• Fikrinizi Alalım

    Gezi yazıları mı? Kahvaltı mekanları mı?

    View Results

    Loading ... Loading ...

Bir İspanya Portresi

İspanya’ya doğru yola çıktık. Saat farkı olduğu için Türkiye’ye göre akşam, İspanya’ya göre öğle saatlerinde panoramik Madrid turumuz başladı. Sıcaklık açısından mevsim ortalamalarının üzerinde bir kent karşıladı bizi. Güneşli keyifli bir keşif yürüyüşünün ardından Sol (güneş) meydanında serbest zaman geçirdik. Avrupa kentlerinin klasik, uzun caddelerinin büyük meydanlarla sonlandığı sıcaklık açısından da Ankara’ya çok benzeyen bir şehir Madrid. Hemen her köşesinde bir sanat eseri, korunmuş eski evler yer alıyor. Kalabalık İspanyol kenti olan Madrid gece canlılığını koruyan sokak sanatçılarının birbirinden güzel etkinlikleriyle yüzümüzde kocaman gülümsemeler bırakıyor haliyle. Madrid’i baz alarak küçük turlar satın aldık. Açıkça söylemek gerekirse sürekli yürüme dolaşma ve erken kalkmak gereken tur tatilleri “yeni yerler görmeye duyulan aşırı istek” olmazsa epey yorucu. O yüzden içinizdeki “maceracıya” bir danışın. Ülkeyi 1 haftada maksimum tanımaya çalışmak az uyku bol yürüme ile olabiliyor aklınızda olsun.

Madrid çok güzel bir şehir. Kendi klasmanında kalması, diğer kentlerle kıyaslanmaması lazım. Hani bence Madrid Mercedes, Barcelona BMW… Ha Valencia da Mini Cooper olur VW Beetle olur:)

Madrid sokaklarını hep akşam üzerleri dolaştık. Gündüz Toledo, Segovia, Avila kentlerini tanımaya çalıştık.

Toledo İspanya’nın eski başkenti ve onlar için önemi büyük. Dar sokaklar, katedraller, kentin eskiyi bu kadar iyi koruması gerçekten muazzam. Santa Maria Katedral’i içerisinde yer alan şaşaa “bir dönem İspanya’sının bütün parasını dini tapınaklara döktüğü” fikrini veriyor. Mimari stil gotik. Süslemeler akıl ötesi. Klasik yapılarda simetri, kesinlikle insanın gözlerini görsel olarak doyuruyor. İtalya’da Michelangelo şaheseri “Pieta” kompozisyonu Toledo’da katedral içinde yine bir heykelle yeniden yorumlanmış gibi. “Merhamet” Meryem ana kucağında Hz. İsa’nın son acılarını yaşadığı ayrıcalıklı bir eser. El Greco şaheserlerinden etkilenmemek ise pek mümkün değil.




Segovia gezisi günü, bir önceki günden kalan yorgunluk; “gitmesek mi acaba” diye aklımızı çeldi ne yalan söyleyeyim. Tabii ki buna izin vermedik gittik. Su kemerlerine, tepeden aldığımız panoramik şehir fotolarına, kentin yeni yapılarının eski yapılara uyumuna hayran kaldık.

El Casar sarayının içerisine girdik. Sarayın dışı Walt Disney sarayları gibi. Anlaşılan Walt Disney’in ilham perisi fazlaca geziyor:)

El Casar’ı tek kelimede özetlersek: Masalsı..
Segovia su kemerleri 2000 yaşında göstermiyor pek yaşlanmamış:) Döneminin görevini fazlasıyla tamamlamış ve şimdilerde kentin “tek taşı” gibi durmakta; kıymetli, estetik..


Saray surları arasından en güzel Segovia fotoğraflarını alarak bir diğer “ortaçağ” kenti olan Avila’ya doğru yol aldık.

Avila yükseklerde (1000 metre üstü) olduğu için sert rüzgarları ve kuru bir soğuğu olan ancak gerçekten görülesi bir şehir. Sakin, estetik ve korunmuş..Rahibe Teresa heykeli de yine Avila’da..

Akşam saatlerinde Madrid turlamaya, kente ait dükkanlara girip gözlemlemeye devam.

Madrid’de 3 gün ardından Valencia’da 1 gün geçirdik. Madrid Ankara ise Valencia İzmirdir. Sevilla görenler “yok canım İzmir Sevilladır” diyebilir. Kabulümdür:)
Paella yemek için Valencia’yı beklemişiz meğer😀 Safranlı, sebzeli veya tavuklu ya da deniz mahsüllü Paella tercih ediliyor. Biz seçimimizi tavuktan yana kullandık.

Valencia deniz kenti olduğu için deniz mahsülleri denemek açısından iyi bir nokta. Yine, kuzu yemek için de Valencia doğru adresmiş..

Sabahın erken saatlerinde ortalama 5-5,5 saat sürecek Barcelona yolculuğumuza başladık. İspanya’da her iki saatte bir yarım saat mola verme ve kentin turistik noktalarını bir İspanyol rehberle gezme zorunluluğu bulunuyor. Dolayısıyla küçük turlarımızda rehberlerimiz çoğaldı.

Barcelona’da Marina ilk durağımız oldu. Hava da mis. Haliyle gelsin fotolar..

Kenti panoramik dolaştıktan sonra Plasa de Catalunya’yı buluşma noktası seçerek serbest zamana geçtik.

Kentin merkezinde görüldüğünde verdiği ilk his “ürkme” olan bitmeyen kilise bulunuyor. Kentin göbeğine UFO inmiş gibi hissetmezseniz ben de bişi bilmiyorum. 😱Gaudi eseri “Sagrada Familia”, akıl ötesi detaylarla bezeli. Kilisenin yanlarının aslına uygun inşaası devam ediyor.

İstiklal’e benzeyen her iki yanı dükkanlarla dolu capcanlı caddelerde gezdik durduk.

Türkiye ile aynı zamanda indirimde neredeyse tüm markalar. Bu yüzden almaya gerek duymadım. Her gezide futbol forması alma geleneğimiz olduğu için Ural efendiye Barcelona formasına 70 Euro bayıldım ki, bu alışveriş bana uzun süre yeter.

Barcelona’da 2. Gün gezisi, yine bir ortaçağ kenti olan, Game of Thrones Lord of the Rings gibi ünlü dizi ve filmlere sahne olmuş “Girona”ya..Sabah sisi mistik sahne seti gibi..serin, puslu..sonra yavaşça dağılarak kendinden fotoğraflar almamıza izin verdi güzel şehir..


İnanılmaz fotoğraflar çekilebilir, katedral gezilebilir ve de nehir üzerinde fotoğraf alınabilir kentin içinde bazı yapılarda böcek figürleri var. İnanışa göre kenti böcekler korumakta..

Pastane ve fırınları çok iyi Ürünler lezzetli. Pesto soslu domates peynir ve yeşillikli sandviçi saniyeler içerisinde tükettim.
Figueras Salvador Dali’nin doğduğu ve öldüğü kent. Dolayısıyla Girona sonrası durağımız Fransa sınırına yakın Figueras. Dali’nin hayatına dair fikirler aldığımız, eserlerini incelediğimiz müzede cidden güzel vakit geçirdik.

Dali’nin deli olduğu konusunda hemfikir olduktan sonra dağılan kafaları cerveza ile toplamaya karar verdik. Müze dışında yer alan 100MONTADITOS 1 euroluk atıştırmaları ile hem uygun hem de leziz tatları olan küçük bir restoran. Başka yer aramaya gerek duymadan geri dönüşe kadar olan boş vaktimizi bu noktada tamamladık.

Akşam gezmesi “placiodelflamenco”ya..geleneksel içkisi Sangria eşliğinde muhteşem bir gösteriye tanık olduk. Sangria şarap ve meyve sularıyla yapılan seveni sevmeyeni olan bence güzel bir tat..Flamenko gösterisindeki protest tavır hemen dikkat çekiyor. Bu İspanyol “haykırışı”nda sadece kadın değil erkek dansçılarda inanılmazlar. Görsel şov güzel ses inanılmaz performans👏🏻

Yola çıkmadan önceki son gün Barcelona’da yine bir Gaudi projesi “Park Güell” gezisi ile başladık. Gaudinin masal evlerini ve böcek dünyasının evlerini andıran yapılarını ve içerisinde doğal yaşamı destekleyen detayların yer aldığı parkı gezdik.

Çin yılına denk gelmesi nedeniyle Çinli İstilasına uğrayan kentte fotoğraf çekecek küçük boşluklar(!) bulabildik. Kahve molası ardından gezimiz küçük duraklarla devam etti. Kentin zafer takında fotoğraf alarak devam ettik.

Barcelona stadı Camp Nou duraklarımız arasında. Marka takımlardan biri olduğu herkesin malumu..o zaman foto!

Manken oğlum olunca “bize her yer Trabzon” kuraldır:)

Saat 15 sularında saat 20’ye kadar sürecek boş vaktimizi dükkan dükkan dolaşarak geçirdik. Hafta boyu günde 9 km den az yürümedik. Buna rağmen herkes “aldığı kilolardan” bahsediyor. Bense “kendimi hazır hissedene kadar tartıya çıkmama kararı ile” soruna çözüm buldum🙃

Çok gezdik çok eğlendik. Ekip sağlam..Herkes herkesin çocuğuyla ilgilendi, bir otobüs dolusu samimi insanın bir araya gelmesi de benim şansıma diyorum.

Meraklısı için:

💕 iphone 7 tax free iadesini göz önüne alırsak ortalama 1000 lira daha ucuz.

💕 Kahvaltıdan birşey beklemeyin. Dünyada herhangi bir milletin bizim gibi yediğini sanmıyorum.

💕 Tapas bizim tek lokmalık kanepemize benziyor, paella sebzeli tavuklu ya da deniz mahsüllü hazırlanan safranlı bir pilav.

💕 Restoran yiyecekleri daha çok ızgara tarzında.

💕 lokma tatlısı halka tatlısının şerbetsizini çikolata fondü ya da çikolatalı puding ile servis ediyorlar. Efenim bunun da adı Churro..

💕 İspanyollar enteresan adamlar. İngilizce anlaşmak güç; bu bir yana, Madrid’le Valencia ve Barcelona’da kendi dillerini kullanma çabası var. Tam iki lokma İspanyolca öğrenmiştik ki Barcelona’da Katalanca ile başbaşa kaldık.

💕 Trafikte Avrupalı oldukları kesin. Işık olsa da yayanın geçiş üstünlüğü var.

💕 Çok turist geliyor. İnsanlar Turizm yorgunu.

💕 Asgari ücret 830 Euro. Benzin 1 Euro

💕 Burada bira “cerveza” dır. Fiyat 2-3 Euro bandında. Ayrıca Mc Donald ve Burger King’de dahi var..

💕 İnsanlar garip şekilde huzurlu, mutlu.

💕 Madrid mi Barcelona mı sorusuna cevabım Barcelona. (Ural efendi Madrid dedi..)Bir kaç seneye Valencia ya da Sevilla olur bak ona bişi diyemem.

💕 Flamenko ayrıcalıklı bir tur ona mutlaka katılın.

💕 Ya da boşverin, her tura katılın. Başka da bişi demem.

❤selamlar ve de sevgiler❤

Hakkında TahinPekmez

Benzemez ama çok da benzer, birer anne, arkadaş..hayat gibi..

3 Comments

  1. Özlem’cigim öyle güzel anlatmışsin ki tekrar gezmiş gibi oldum.Gaudi ‘nin eserlerini çok begenmistim. Aynı yerlerde dolasmisiz. Sırada neresi var? Gezi izlenimlerini paylaşmani takdir ediyor selam ve sevgilerimi yolluyorum .Bu arada Ural da iyi bir yapımcı olma yolunda sağlam adımlarla çekirdekten yetişiyor maşallah.

  2. Özlemcim süper anlatmışsın keyifli turumuzu.okurken tekrar gezindim İspanya’da selamlar Ural’ ı öpüyorum😘

Bir Cevap Yazın

Or