Selçuk Deve Güreşleri Fotoğraf Gezisi

Uzun süredir tanışmayı planladığım photofocus ekibinin gezi planını duyunca bu fırsatı kaçırmayayım dedim düştüm peşlerine. Yahu bir ekip bu kadar mı neşeli, keyifli ve de eğlenceli olur? Ben neden tanışmamışım bunca zaman diye hayıflanmadım desem yalan..
Kadıköy kalkışlı gezimizin kaptanı Ramazan abimiz, herkes için her şeyi düşünen nadir insanlardan. Gece yolculuğumuz iki kaptanımızın “yağ” gibi araç kullanmaları sonucu mis gibi geçti. Ekip lideri Şevki hocamız her konuda bilgili, süper ilgili..

Sabah saatlerinde Tire’deydik. Muazzam kahvaltımızı nohut mayalı ekmekler süsledi..ve pek tabii evlere de birer tane aldık en kocamanından.

hava mis gibi az biraz soğuğumuz var ama idare ederiz diyerek düştük Tire yollarına..
Benim fotoğraf sevdam eski. Gereken ilgiyi gösteremedim ama Dilek yanımda sağolsun her adımda ne yapılacaksa bıkmadan sufle veriyor. Karış karış gezilen sokaklarda fotoğraflar alıyoruz ve keyfimiz çok yerinde. Portre fotoğraflarında insanlarla konuşmak, onları fotoğrafa ikna etmek kolay değil. Sağ olsun Şevki hoca ön görüşmeleri yapıyor bizlere de çekim yapmak düşüyor.

Öğlen yemeğinde soslu köfte, piyaz, salatadan oluşan güzel bir menümüz var. hava da ısındı çekimler daha enerjik devam ediyor. Sokak aralarında her biri kıymetli zanaatkarların elleriyle işledikleri her şeyi kendileri ile birlikte fotoğraflamaya çalışıyoruz. Çoğunun devamı yok, son nesil uğraşları. Sokaklarda çok fazla satılık bina tabelası var..yavaştan terkedilen bir belde ne yazık ki.
Akşam üzeri Selçuk’a geçiyoruz. Ateş, kullağın çınlasın Ateş:) Yağmur yağacak diye diye ütüledi bizi. Yağmayacak Ateş. Yağmayacak biz de o deve güreşlerini çekeceğiz dedik dedik güldük.
Selçuk’da akşam yemeği Artemis’de. Çilingiri de son masaya kurduk ki “aman aman”..nasıl bir eğlenme nasıl bir gülme..Geceden yolculuk yapmış ve de tüm gün taban tepmiş olan biz değiliz sanki..Bu nasıl bir enerjidir..Odaya gidelim dedikten sonra bile tekrar birbirimizi ayartıp sokaklara vurduk kendimizi. Sokakta davul zurna gani. Her biri bir sonraki gün yapılacak deve güreşlerinin ön gösterimi..Gruplar halinde efeler halk oyunlarını sergiliyor, biz yorgun ve istemeyerek dinlenmeye çekiliyoruz. Yarın yağmur olmaması gerek..
Mis gibi bir sabaha daha uyanıyoruz. Otelimiz küçük konforlu yeterli ve de mükemmel kahvaltısı var. Ürkmez hotel Selçuk’da on numara bir konaklama adresi. kahvaltı kızartmaları, dereotlu poğaça aklımda hala..
Arena’ya doğru yola çıkıyoruz.

Sabahın erken saatlerinde bentlere kurulan masalara çilingir sofraları kurulmuş, mangallar yanmakta. Deve sucuğu, ve köftesi satışa başlamış bile. Her yer fotoğrafçı kaynıyor. 11 gibi güreşler başlayacak. Yağmur yağmadı ve iptal olmadı bu iyi..

Geleneksel güreşlerde belirli kurallar var. Urgancılar ve de orta hakemler bunlara göre develerin güreşini yönetiyor. Biz tepelere daha tepelere çıkarak güzel kareler alma peşine düşüyoruz.
Süslenmiş develerle kendimizi çekiyor, her birini defalarca fotoğraflıyoruz. Deve sahibi ağalar, ünlü efeler turuncu poşularla arz-ı endam ediyorlar. Nasıl güzel görünüyorlar anlatamam. Saat 14’e kadar alacağımızı alıp yola düşüyoruz. Çöp şiş yemeden dönmek yok elbette.

Ömür’de hatıra pozumuzu çekiyoruz içeride mükellef sofrayla karşı karşıyayız.
Dönüş yolunda dj’lik yapıyoruz Dilek ve ben. Çok eğlenceli yolculuğumuz yorgun ve fakat inanılmaz keyifle son buluyor.
Pek tabii dönünce 3 gün tartıya çıkmama kuralı bu gezi için de geçerli:)

Hakkında TahinPekmez

Benzemez ama çok da benzer, birer anne, arkadaş..hayat gibi..

Bir Cevap Yazın

Or